Mürvet Teyze, düğün telaşına düşen herkesin halinden anlayan biridir. Masrafı da bilir, aileyi de… Düğün günü nelerin insanı üzeceğini, nelerin sonradan “keşke” dedirteceğini önceden hisseder.
Beş çocuk büyüttü. Her birinin düğününde ayrı ayrı koşturdu, sabahlara kadar düşündü. Kimi zaman gelinlik için endişelendi, kimi zaman davetli listesi uzadıkça içi sıkıştı. Kına gecesinde gözyaşı dökenleri de gördü, düğün sabahı panikten ne yapacağını bilemeyenleri de.
Zamanla şunu öğrendi: Her şey yetişir ama insanın içi rahat etmezse düğün de eksik kalır. Bir fotoğraf atlanır, bir akraba kırılır, bir masraf boşuna yapılır. Mürvet Teyze bunları kimse yaşamasın ister.
Amora’da o yüzden vardır. Telaşlandığında “dur biraz” demek için, yükün bir kısmını omzundan almak için, düğün günü sen sadece mutlu ol diye… Sessizce arkandan yürür, gözü hep üzerinde olur.
Zamanında yapılması gerekenleri söyler, son haftaya bırakmaz.
Gereksiz masrafı fark eder, uyarır.
Kırılacak insanı, küsecek akrabayı önceden görür.
Yıllar sonra değerli olacak kareleri seçtirir.
Zamanında o da gelin olurken kilolarla başı derde girmiş.
Zor bir süreçte sadece deneyimini aktarır, asla yargılamaz.